Ne dengesizdir şu insanoğlunun ruhu, hiç bilmez kendine mukayyet olmayı.
Sen yüreğini ona emanet edersin birazda o örseler atar bir köşeye.
Bir saat önce güler, kahkahalarının sesi kulaklarında çınlamadan ağlatır seni.
Önce şaşırtır, sonra olduğun yere yapıştırır.
Bir adım iler attırır, iki adım geri geri çeker.
Biraz düşündürür, geçince saatlerce övündürür.
Ne yok sayar seni, nede varlığından haberdardır.
Umursamaz bazen olan biteni, bazen de çok yorar işkence misali.
Bahaneler koyar, kafanı takıp da yaşamını zehir edesin diye.
Hiç doyamaz mesela hep ister dayanamaz açlığa.
Bide açlığın adı sevgi ise, vay ki vay haline !!!
Zaten şükürsüzdür hiç bilmez varlığın kıymetini.
Hep sahip olamadıklarından yakınır .
Görmez kör olmuş gözlerindeki harebelerin çiçeğini.
Hep olmayacaklarda arar, olanında farkına varmaz.
İşine gelmiyorsa da hiç aldırmaz.
Yapar kibrine yenik düşüp her şeyi.
Sendelenmeye başlayınca da bütün suçu hayata atar.
Dengesiz ya işte illa kendini ispatlar.
Zülay ÇETİN

Bir Cevap Yazın