Unutulmuşluğun ardına sığındım,
Bir ton iyi dilek nutuklarının sırrını çözdüm .
Unutulduğumu sezdiğim an unutmuş gibi yaptım olmadı.
Dil susar da gönül dilini kesmiyor iste .
Eskiden adına kuru selam dediğimiz sohbetlere kar yağdı durulmuyor.
Üşütüyor suskunluğun varlığının soğuğunda…
Sessizlik bir dilim de değil ki kapladı yüreğimin her yanını.
Sızım sızım kanıyor .
Her bir yanımı ayrı ayrı on parçaya bölsem sol tarafımın her zerresinde ayrı bir zulüm yaşar .
Dirilse bedenim önce bana isyan eder sonra yedi ceddine…
Bide tabi pişmanlıkları olur insanın taş yerinde ağır misali düşünceler…
Neyime gerek sevmeler, neyime gerek merhamet edip kötü gün bilmeler.
Madem herkes ettiğini çekiyor ,
Çeksin o zaman bize de çektirenler .
Zülay ÇETİN

Bir Cevap Yazın