En çirkin gülüşlerinizde mutluluğun zirvesini yapmışsınızdır.
Paranızla satın aldığınız tebessümler gibi değildir içten gülüşler.
Hatta bazen ne kadar çirkin kahkaha attım diye hayıflandığınız gülüşleri önemseyin,
İstekli ve samimi…
Bırakın dişlerim güzel çıktı mı? yada gülünce göz kenarlarim kırıştı mı? kayğısını.
Pozlarınızın simetrisini ölçmekten vazgeçin!
Gözaltı morluklarınıza takılıp, dağınık saçlarınızın hoyratlığını görmezden gelmeyin.
Çenenizdeki küçücük sivilceye takılıp yanağınızdaki gamzeyi yok saymayın.
Off ammada kilo aldım demek yerine, el bileklerinizin zarifligiyle bir avuç suyu yüzünüze çarpmanın heyecanını yaşayın.
Kaçırmayın hayatı; bilmem ne marka bilmem kaç liraya aldığınız paçavraları göstermek uğruna,
Tükenmeyin; bilmem ne marka fırça bilmem kaç kuruşa aldığınız takma kirpik tüyünde.
Unutmayın sevmeyi; bilmem ne marka kafede bilmem ne marka kahve içtim reklamı için.
Birakın zengin görünmeyi milyoner yaşıyorum mesajı vermeyi.
Birşey üretebiliyor musunuz?
Birilerinin kalbine dokundunuz mu hiç?
Bir insana faydanız olmuş mu bu hayatta?
Yada bu vatana millete ne katkınız olmuş?
İyice bir düşünün.
Yoksa aynaya baktığınızda kendinizde hiçbir şey
göremeyeceksiniz ve avunmaya devam edeceksiniz.
Birakın artık ambalajlara , marka logolarına para
ödemeyi.
Zaferler kazanmış gibi muhtaç insanların gözüne gözüne sokmayın etiketlerinizi.
Yoksulluk kalbin Mekkesi vicdanın Kâbesidir.
Aklın zengin olmadigi yerde
Çulun hoş için boş….
Zülay ÇETİN


Bir Cevap Yazın