Güven Derin Mesele

Okuduğum son kitapta beslenmeden sonra insanın en önemli ihtiyacı güvendir diyordu. Tabi ki fiziki güven çok önemli ama benim için güven denilen şeyin aslında yine sabah olacak kaygısı gütmeden, alarm çalacak mı yada çalmak üzere mi korkusuyla uykuyu harap etmeden güne uyanabilmek ve o günü aynı döngüde bozmadan geceye ulaştırabilmek. Sadece bu da değil çocuk üstünü mü açtı ? işe geç mi kaldık? otobüs mü kaçtı? makine çamaşırları bitirmiş miydi? yağmur yağarsa pencereden içeriye su girer mi? Bunun gibi yüzlerce gündelik düşünceden arınma bunu başarıp deliksiz üç gün uyumak. Benim için güven bu aralar bu. Çünkü ruhunuzun tatmin olmadığı kaygılarınızın esir aldığı bir ortam içsel veya dışsal fark etmeksizin sizi yoruyorsa güvende değilsiniz. Tabi bide toplumsal güven meselesi var sadece kendi benliğimizin değil içinde bulunduğumuz tüm kültür, sosyo ekonomik yapı, siyasi eğilimler, sağlık, adalet her konuda güvenli olmaya ihtiyacımız olduğu aşikar. Ruhen güvende olmadığımız sürece psikolojik olarak hayattan verimli bir yaşam talebimiz olmuyor. Hani diyoruz ya tatsız tuzsuz tamda bu noktada yaşama hevesimizi kaybetmeden devam edebileceğimiz verilere , yaşamsal döngülere, insan insana muhabbetlere ihtiyacımız var.

İnsan kaygılarının %80 inini bana göre medya ,dijital ortamlar gerek görsel basın gerek yazılı basın, sosyal medya içerikleri hatta yapay zeka oluşturmalar olduğunu düşünmekteyim. Güne başlama şeklimizde önemli tabi. Gece ne ile uyursak sabah onla uyanıyoruz hatta kaldığımız yerden devam ediyor, uyanır uyanmaz telefon elimizde video kaydırmaya başlıyoruz. Ve gözümüze gözümüze sokuyorlar zaten ilgili alakalı olduğumuz bir şeyi. Yanlışlıkla tıklamaya göre art arda aynı konudan binlerce video çıkıyor önümüze ve bilincimiz duygularımız kendi standartlarını korumakta çok zorlanıyor. Mecburi yönlendirmelerle oluşan maruziyetler beynimizi tek rota şeklinde düşünmeye sevk ediyor. Sonra bir kaos ortamı gerçeklik algısı kayboluyor, duygular karmaşası içinde sönük bir gün, yada iyice duyarlılığını yitirmiş boş topluluklar olarak yaşamaya devam ediyoruz.

Güven duygusu her an her yerde saçma sapan bir olayla karşılaşacakmışım hissi yüzünden gün boyu bana hiç gelmiyor . Mesela yolda yürürken kendimi güvende hissetmiyorum telefona bakarak ilerleyen birileri tarafından her an omuzuma çarpacaklar endişesi ile kendimi sakına sakına yürümekten kaskatı oluyorum. Önümde telefonuna bakarak ilerleyen kişi pardon 🙂 ilerleyemeyen kişinin ayağına basıyorum ve bunun utancı da bana kalacak korkusuyla varacağım yere ulaşamama kaygısı güdüyorum. Bide ne giymişsin acaba diye baştan aşağı süzen gözler tarafından uğradığımız gerilim var. Açıklık kapalılıkta değil bu arada mesele. Uyumlu muyum, yok ayakkabıma mı baktı, acaba gömleğimin rengi mi uymadı yoksa gözümde çapak mı kaldı 🙂 bazen de çorabım mı yırtık ki diye düşünmekten kimin ne için baktığını sezinlemeye çalışmaktan vallahi ineceğim yeri unutuyorum. Parkta rahatça dolaşamıyorum, yine fotoğraf çeken birinin kadrajına mı girdim, önünden mi geçtim diye eğile büküle yol alıyorum. Alın size bir neden daha güvende hissetmiyorum işte özgürce dolaşamadığım bir mekanda olup olmamak çok da mühim değil otururum evimde. Bunlar yine masum olan tarafı birde gözün gözüme değdi kavgaları, yok yerime oturdun kavgaları, vay anasını araba öyle mi sürülür kavgaları zaten şiddet uygulamaya ve görmeye hazır ve nazır duran bir topluluğuz bütün bunların içerisinde gel de güvende hisset.

Güvenemiyoruz…

Artık anlam arayışımızı bıraktık, sadece toplumsal yargılar ve görünüşten ibaret olan şekli unsurlarla değerlendirmeye alıyoruz olup biteni. Bundan sonra az ileriki evre nefes alışverişimizi bile toplumun notalarına uyumlu olmadığı gerekçesiyle kesecekler.

Zülay ÇETİN

Telefonla özgürüm diyenlere tıkla

Hem ekonomik hem kullanışlı olsun isteyenlere tıkla


Var olmanın Her Türlüsü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

“Güven Derin Mesele” ögesine 10 yanıt

  1. Priti avatarı
    Priti

    Well shared 👌👌

    1. Var Olmanın Her Türlüsü şiir/makale/edebiyat avatarı
      Var Olmanın Her Türlüsü şiir/makale/edebiyat

      Thank you🫴

  2. .Killa. avatarı
    .Killa.

    Highly enlightening 💡💡

    Plus I learned a new language 😹👨‍🎓

    1. Var Olmanın Her Türlüsü şiir/makale/edebiyat avatarı
      Var Olmanın Her Türlüsü şiir/makale/edebiyat

      Thank you very much.💡💡

      Turkish is a very extensive and detailed language😹👨‍🎓

      1. .Killa. avatarı
        .Killa.

        🤣🤣 You are welcome, it’s my pleasure friend. That’s so true, the Turkish language is very extensive, with lots of depth, just like you and your terrific musings 👍😆💙

  3. Betty avatarı
    Betty

    This piece captures something deeply real: the erosion of trust in everyday life, not just in institutions but in the simple act of being a person moving through the world.

    1. Var Olmanın Her Türlüsü şiir/makale/edebiyat avatarı
      Var Olmanın Her Türlüsü şiir/makale/edebiyat

      First of all, thank you very much. I’m happy that you’ve reached this level of awareness.

      1. Betty avatarı
        Betty

        You’re welcome!
        I appreciate you sharing your reflections!

  4. seb yılmaz avatarı
    seb yılmaz

    Güzel yazı, kaleminize sağlık.

    1. Var Olmanın Her Türlüsü şiir/makale/edebiyat avatarı
      Var Olmanın Her Türlüsü şiir/makale/edebiyat

      teşekkür ederim

Bir Cevap Yazın

Var olmanın Her Türlüsü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Var olmanın Her Türlüsü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin